Iğdır Gazetesi SON GÜNLERİN IĞDIRI! - Bayram GÜNEŞ - Iğdır Gazetesi - ığdır haberleri

TIBBİ SARF MALZEME SATIN ALINACAKTIR TIBBİ SARF MALZEME SATIN ALINACAKTIR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK BAKANLIĞI BAK...           • Tuz Mağaraları Sağlık Turizmine Kazandırılıyor Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma’nın öncül&uu...           • Rektör Alma 3. Tarım Ve Orman Şurası Değerlendirme Toplantısına Katıldı Rektör Alma Ekim 2019’ da yapılması planlanan 3. Tarım ve Orman Şurası değerlendirme to...           • "Gençlik bir kere yaşanır" dedi bisikletle yollara düştü Iğdır'dan yola çıkan üniversite öğrencisi Onurhan Çallar, hem gençl...           • Susuz kalan kaplumbağaya yardım eli HAVA sıcaklığının 40 dereceye ulaştığı Iğdır'da belediye bahçesinde, günlerdir susuz k...           • Mor renklerle süslenen Aras Dağları göz kamaştırıyor Doğu Anadolu Bölgesi'nin önemli sıradağlarından Aras Dağları, mor dağ karanfilleriyle s&...           • Leyleklerin sıcak diyarlara göçü başladı Her yıl bahardan yaz sonuna kadar Kars'ta konaklayan leylekler, kış mevsimini daha sıcak bölg...           • "Gökkuşağı Tepeleri" yabancı turistlerden ilgi görüyor Iğdır'da bulunan ve eşine ender rastlanır doğal güzellikler arasında yer alan "Gökkuşağı...           • Iğdır'da "koca engerek" bir kişiyi ısırdı Iğdır'da, nesli tükenme tehlikesinde olan "koca engerek"in ısırdığı kişi hastaneye kaldırıldı...           • Iğdır'da bal hasadı başladı Iğdır'da, Aras Dağları'nın eteklerinde ilkbahar mevsiminden beri üretimi sürdür&uum...           
Tavsiye Et
Ad, Soyad:
Gönderen:
Alıcı:
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
Son Videolar

Ermeni Soykırımı Yalanı ve Iğd
7325 İzlenme, 32 Yorum

Oba Köyünde Ermenilerin yaptığ
7519 İzlenme, 31 Yorum

Ermenilerin Iğdır'da yaptığı k
7181 İzlenme, 31 Yorum

Türk Askerinin 1940 yılında Ağ
7907 İzlenme, 33 Yorum
Haber Arşiv
     
Iğdır Siteleri

SON GÜNLERİN IĞDIRI! - Bayram GÜNEŞ

SON GÜNLERİN IĞDIRI!

Yazar: Bayram GÜNEŞ |  Tarih: 07 / 04 / 2016 |  Yazı Okunma: 2510


 

           2016 yılının Nisan ayına girerken, bu yazıyı kaleme alıyorum. 7 Haziran seçimlerinde, Iğdır’a özgü siyasi yazılar yazmayı çok arzularken, aniden vazgeçtim. Kirli siyasetler beni soğuttu.

  Iğdır’da HDP ve AKP birer milletvekili kazandı. HDP’li vekilin Iğdır’a vereceği bir şey olmadığı için es geçiyorum. Siyasi hayatı sönmüşken, son seçimde kazanan Nurettin Aras, büyük bir sürpriz yaptı. İktidar partisinin milletvekili olduğu için, Iğdırlı ondan çok şey bekliyor.

  Iğdır merkezde, eskiye dair bir şeyler aramak isterseniz, beş on eski eve rastlayabilirsiniz. Geçmişi hatırlatan izler, tümüyle yok edildi. Iğdır artık büyük şehirlerin bir semti konumundadır. Sadece binalar ve mekânlar değil, insan profili de değişti. İnsan kendini burada, bir başka şehirdeymiş gibi hissediyor. Birkaç tanıdık insanın dışında burada yaşayanları da tanımak da zorlaştı.

  Her zaman yazdığım gibi Iğdır’da devletin aklı olmadı! Sadece kurumlar ve görev ifa eden kişiler, devleti bizlere hatırlattı. Iğdır’ın stratejik konumu yâdsındı. Yıllarca Iğdır mafya türü yöntemlerle yönetildi. Farklı ve radikal ideolojiden gelenler ise Iğdır’ı, örgütsel amaçları için kullanmaya çalıştılar ve yine aynı misyonlarına devam ediyorlar. Hasan Alagöz’ün Iğdır için yaptığı tespitler, doğru çıkmaya başladı. Onun, kent kültürü ve kentsoylu düşüncesini hayata geçirmeyi bir tarafa bırakın, siyasiler ve ileri gelenler, bu fikri algılayamadılar. Her türden rantçı kesimler, yaşanılır bir Iğdır yerine, Iğdır’daki potansiyelden nasıl bir yarar elde ede bilirizin peşine düştüler. Köylerimiz ve orada yaşayanlarımız olmasa, Iğdır’a baba yurdu diyemeyeceğiz!

  Bu soğuk kış günlerinde, geçmişe dalmak kolay oluyor. Ne de olsa günler uzun, gelirler düşük ve soğuğa mukavemet var. En çok kış aylarında insanlarımız ölüyor. Sayısı azalan takvim yaprakları gibi aşina yüzlerin, aniden hayata veda edişine tanık oluyoruz. Cenaze çadırında ölenlerin en yakınlarını görme fırsatını yakalıyoruz. Zamanında genç yaşta Iğdır’ı terk eden bu insanların soluk suratlarında, mutsuzluğu ve Iğdır’dan ayrı düşmenin rahatsızlığını okuyoruz. Bazıları zengin olmuş olsalar bile, ruhen birer yabancıdan farksızdırlar. Büyük şehirlerde ve yurt dışında Iğdır’ın hasretini çekenler çoğunlukta ama başka şehrin insanları gibi örgütlü değiller ve başka toplumlar karşısında ağırlıkları yok! Bireysel yaşıyorlar ve ben merkezli hareket ediyorlar. Bir araya gelmenin en önemli aracı olarak, Azerbaycan derneklerinde orgazm olmaya çalışıyorlar.

  Tarih bilincinden gelenek ve göreneklerden iyice uzaklaşan Iğdırlının, en önemli gurur kaynağı, maddi olarak ne kadar kazandığı üzerine kurulmuştur. Çocukluk yıllarında hangi zorluklar içinde yaşadığı ve geçmişteki o mükemmel insan ilişkilerinin ne kadar mutlu kaldıklarını unutmuşlar. Mekanik yaşama adapte olan insanlarımızın nasıl bir kör geleceğe yuvarlandığını ve bu dünyadan gittikten sonra evlatları tarafından pek de hayırla yâd edilmeyeceğini düşünmek zahmetine katlanmıyorlar. Bir insan başka bir gezegende yaşasa bile, geçmişe saygı duymalı, geçmişini anmalı ve değerlerini yaşatmaya büyük özen göstermelidir. Hele ülkemizin başında bu kadar bela ve düşman varken!

  Iğdır, yerli halk için artık kayıp edilmiş bir şehirdir. Bunun sebebi çok çeşitlidir ve sorumlusu da çoktur. Bundan sonra yapılacak şey, köylerimizi ve bize ait olan değerleri korumaktır. Iğdır da şimdiye kadar yapılan siyaset, büyük bir yalandan ibaretmiş. Hiçbir lider veya  siyasi, Iğdır’ı kurtaramaz, Iğdır sevdalılarından başka! Milli bayramlar Iğdır’da fazla bir anlam taşımıyor. Dini bayramların da eski tadı yok. Tuz buz olmuş. Iğdır halkı yalnızca Aşura günü, Ağrı dağına inat ayağa kalkıyor. Ne yazık ki, onu da istismar ediyorlar!

  Iğdırlının birkaç yüzü vardır. Bir yüzü Azerbaycan’a, bir yüzü İran’a, bir yüzü Kandil’e, bir yüzü Kerbela’ya,  bir yüzü Ankara’ya dönerken, kıblemiz ortada kayboluyor. İki kesimden biri Küfe’li, diğeri ise Orta Doğu’nun en tipik özelliğini taşıyor. Vatan sevgisi ve ihanet, Iğdır sevdası ve menfaat bir arada yürüyor. Nemelazımcılık, çekiştirme, kıskançlık ve engelleme, bir hastalık olarak çoğu Iğdırlının kılcal damarlarına yerleşmiş.

  Her sorunun mutlaka bir çözümü vardır. İnanmak ve sevmek, sorunlarımızı çözmek için yeterlidir. Önemli olan Iğdır’da anlamlı yaşamak ve olumlu izler bırakacak şekilde ölmektir. Bir insanin yaşantısı ve ölümü, hayvanlardan farklı olmalıdır. Zamanında borusu ötenlerin, son hallerini ve ölümden sonrasını gördük ve görmeye devam ediyoruz. Iğdır’da hiçbir şey, tatlı bir muhabbetin ve samimi bir paylaşımın yerini vermiyor.

  Iğdır’a ve kendimize, her bakımdan sahip çıkalım.

 




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google

Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdırın Sesi